
Basel'in Çanları
Yazar: Louis Aragon
Çevirmen: Attilâ İlhan
Resimleyen: Savaş Çekiç
Yayınevi: Yordam Kitap
ISBN: 9786051722986 · 384 sayfa · Türkçe · Karton kapak · Yayın: 2021
Fiyat: ₺438,60 – Tedarik edilecek
Kitap hakkında
20. yüzyılın en büyük şairlerindendir Louis Aragon. Dadaist olarak başlayıp sürrealist olarak sürdürdüğü yazın serüveni, 1927 yılında Fransız Komünist Partisi’ne girmesiyle toplumcu gerçekçi anlayışa yönelir. Bu anlayışın ürünü olan Basel’in Çanları, “Gerçek Dünya” başlığıyla yayımlanan dört ciltlik dizinin ilk romanıdır.
Romanda, burjuvazinin şaşaalı kent yaşamının yanı sıra yoksulların, işçi sınıfının en zorlu yaşam koşulları ve “hem coşturan, hem bezdiren” entelektüellerle örülmüş geniş bir panorama çizilir. Düzenin çok yönlü eleştirisi hâkimdir Basel’in Çanları’nda. Öyküleme ve tarihî motifler paralel akar. Güncel politik ortam ve tarihî olaylar uyum içinde aktarılır.
Sermaye sahipleri, burjuvazi, siyasiler çirkin yüzleriyle sergilenir; çıkarlar söz konusu olduğunda aniden yön değiştiren politik görüşler, grev entrikaları oyunun bir parçasıdır. Bütün pespayeliğiyle politika ve burjuvazi el eleyken aşk, para ve iktidar ekseninde yerini alır.
Yazar romanın akışı içinde ufak ufak çan seslerini duyursa da, Basel’in çanlarını asıl olarak son bölümde duyarız; Basel’deki Büyük Konsey’i, konseydeki Clara Zetkin’i buluruz birden karşımızda:
“O gözler ki, tam da Hitler fırtınasının arifesinde, Reichstag Başkanlık kürsüsünden, tıklım tıklım düşman sıralarını bir bir dolaşıp yapılacak işin büyüklüğünü hesaplamışlardır... O gözler ki, gerçekten bu yaşlı kadının gözleriyle, aynı zamanda geleceğin bütün kadınlarının gözleri ve geleceğin gözlerinin gençliğidirler…”
Kalemini “gerçek dünya” ve anti-faşist direniş için kullanan Aragon’un bu eşsiz romanı, Attilâ İlhan’ın şiirsel çevirisiyle Yordam Edebiyat’ta.
Yapay zekâ özeti
Louis Aragon'un 1934 yılında yayımlanan Basel'in Çanları, Gerçek Dünya adlı dört ciltlik dizinin ilk romanı olup, 20. yüzyılın başında Fransa'da yaşanan toplumsal çatışmaları geniş bir panorama içinde sunar. Burjuvazinin şaşaalı yaşamı ile işçi sınıfının zorlu koşulları, grev süreçleri ve sendikalaşma hareketleri dört bölüm halinde anlatılır; Diana burjuvazinin şımarıklığını, Catherine ise dönemin arada kalmış bireyinin iç çatışmalarını temsil eder. Aragon, Dadaist ve sürrealist geçmişinden sonra Komünist Partisi'ne girmesiyle toplumcu gerçekçi anlayışa yönelmiş, bu romanda sermaye sahipleri, politikacılar ve burjuvazinin çıkarları ekseninde şekillenen düzeni çok yönlü bir eleştiriyle sunar. Okur yorumlarında kitabın dili dönemini taşıması ve çok sayıda karakter içermesi zorlayıcı bulunsa da, özellikle ikinci bölümden sonra ivme kazanan anlatı, işçi sınıfının yaşadığı sömürü, kadın erkek eşitsizliği ve başkaldırı temalarıyla toplumcu gerçekçilik okurlarına hitap etmektedir.
Bu özet yapay zekâ tarafından kaynaklardan derlenmiştir.