
Bin Yayla: Kapitalizm ve Şizofreni 2
Yazar: Felix Guattari, Gilles Deleuze
Çevirmen: Emre Sünter
Yayınevi: Norgunk Yayıncılık
ISBN: 9786257917261 · 558 sayfa · Türkçe · Karton kapak · Yayın: 2024
Fiyat: ₺1.232,50 – Tedarik edilecek
Kitap hakkında
20. yüzyılın manifestosu Türkçede.
“Bir kopuk halkalar bütünü gibi. Her biri diğerlerinin içine geçebilir. Her halkanın ya da her yaylanın kendi havası, kendi rengi ya da tınısı olmalı. Bu bir kavramlar kitabı. Felsefe her zaman kavramlarla ilgilenmiştir, felsefe yapmak kavramlar icat etmeye ya da yaratmaya çalışmaktır. Yalnızca kavramların olanaklı birçok yönü vardır. Kavram uzun süre boyunca bir şeyin ne olduğunu (öz) belirlemek için kullanıldı. Biz, tersine, bir şeyin koşullarıyla ilgileniyoruz: Hangi durumda, nerede ve ne zaman, nasıl vs.? Bize göre kavram, olayı söylemelidir, özü değil. Felsefeye çok basit romanesk yöntemler sokulabilmesinin nedeni budur. […] Gerçekte, bizi ilgilendiren, bir şeye, bir kişiye ya da bir özneye ait olmayan bireyleşme tarzlarıdır: Örneğin günün bir saatinin, bir bölgenin, bir iklimin, bir nehrin ya da bir rüzgârın, bir olayın bireyleşmesi. Belki de şeylerin, kişilerin ya da öznelerin varlığına haksız yere inanılıyor. Bin Yayla başlığı, ne bu kişisel bireyleşmelere ne de şeylere atıfta bulunur.
[…] Soruya dönüyorum: Felsefe nedir? Çünkü bu sorunun yanıtı çok basit olmalı. Herkes felsefenin kavramlarla ilgilendiğini bilir. Bir sistem bir kavramlar bütünüdür. Açık bir sistem, kavramlar özlere değil, koşullara bağlandığında olur. Ama bir yandan, kavramlar hazır verili değildirler, önceden varolmazlar: Kavramları icat etmek, yaratmak gerekir ve burada da sanatta ya da bilimde olduğu kadar yaratım ve icat vardır. Bir gerekliği olan yeni kavramlar yaratmak her zaman felsefenin görevi olmuştur. Diğer yandan, kavramlar dönemin havasına uygun genellemeler değildir. Tersine, sıradan düşünme akışlarını etkileyen tekilliklerdir: Pekâlâ kavramlar olmadan düşünülebilir, ama kavram olduğu andan itibaren gerçekten felsefe vardır. Bunun bir ideolojiyle hiç ilgisi yoktur. Bir kavram, eleştirel, siyasal bir güçle ve özgürlük gücüyle doludur. Bir kavramlar inşası içinde iyi ya da kötü olanı, yeni olanı ya da olmayanı, canlı olanı ya da olmayanı ortaya koyabilecek tek şey tam da sistemin gücüdür. Hiçbir şey mutlak olarak iyi değildir, her şey sistematik kullanıma ve sakınıma bağlıdır. Bin Yayla’da şunu söylemeye çalışıyoruz: İyi asla kesin değildir.” (Gilles Deleuze, “Bin Yayla Üzerine Mülakat”, Müzakereler, İnci Uysal, Temmuz 2020, Norgunk, s. 32-33, 38-39)
“Nietzsche’nin dediği gibi: Yeryüzü hafiflik olsun…” – Bin Yayla
Yapay zekâ özeti
Deleuze ve Guattari'nin 1980'de yayımlanan bu eseri, felsefenin kavramlar yaratma görevini yeniden tanımlayarak, özlerin yerine koşulları sorgulamayı öne çıkarır. Kitap, antropoloji, etnoloji, matematik ve fizik gibi disiplinleri bir arada kullanarak, köksap, çokluk ve yersizyurtsuzlaşma gibi kavramlar aracılığıyla çağdaş düşüncenin temellerini oluşturmuştur. Yapısı, her biri kendi havası ve rengine sahip bağımsız yaylaların bir bütünü gibi tasarlanmış olup, okuma ve yazma eylemlerinin birbirinden ayrılamaz ilişkisini sorunsallaştırır. Eleştirmenler, kitabın yaşamla kavramın iç içe geçtiği bu düzlemde felsefenin metinlere mesafeli bir bakıştan çıkıp yeni ifade olanaklarını keşfetmenin bir yoluna dönüştüğünü vurgularlar. Kitap, felsefe, tasarım, sosyal bilimler ve sanat alanlarında çalışan okurlar için, düşüncenin sınırlarını genişletmeyi amaçlayan bir kaynak niteliğindedir.
Bu özet yapay zekâ tarafından kaynaklardan derlenmiştir.