Decameron kitabının kapağı

Decameron

Yazar: Giovanni Boccaccio

Çevirmen: Rekin Teksoy

Yayınevi: Oğlak Yayıncılık

ISBN: 9786254130656 · 904 sayfa · Türkçe · Ciltli · Yayın: 2025

Fiyat: ₺1.800,00 – Tedarik edilecek

Kitap hakkında

“Giovanni Boccaccio (1313-1375) İtalyan dilinde düzyazının temelini atan yazardır. Yazı dili olarak Latince’nin kullanıldığı on dördüncü yüzyıl İtalya’sında, Boccaccio başyapıtı Decameron’u halk ağzıyla (İtalyanca) yazmış, bu kitabında hem bir çağın günlük yaşama biçiminden gerçekçi gözlemler aktarmış hem de İtalyan dilinin daha sonraki gelişme aşamalarına kaynak oluşturulacak bir dizi düz yazı düzeni kurmuştur. (…)

Boccaccio’nun 1348-1351 yılları arasında yazdığı başyapıtı Decameron on gün boyunca anlatılan yüz öyküden oluşur.

Günde on öykü anlatılır. Her günü bir kral ya da kraliçe yönetir. Yazar Decameron’un önsözünde kitabın özelliklerini açıklar, sevenlerin, özellikle de seven kadınların acılarını hafifletmeyi amaçladığını belirtir. Decameron gelişmekte olan Floransa burjuvazisinin, işleri nedeniyle sık sık uzak ülkelere giden kocalarının dönüşünü beklemekle ömür tüketen kadınları için yazılmıştır. Veba salgınından kaçmak için bir araya gelen yedi genç kadınla üç erkek ‘gönüllerince yaşayarak gülüp eğlenmek,

aklın sınırları dışına taşmayan zevkler tadabilmek’ amacıyla, önce Fiesole dolaylarında bir evde, sonra da bir şatoda konaklarlar. Her gün (cumartesi ile pazar dışında) öğleden sonra, her biri bir öykü anlatır. Öykünün konusunu günün yöneticisi (kral ya da kraliçe) belirler. Birinci ve dokuzuncu günde ise, herkes istediği öyküyü anlatır. Böylece yüz öykü anlatılmış olur. Mutluluklar, gönül yaraları, kadın erkek ilişkileri, yerinde verilen yanıtlar, çıkar peşinde koşan din adamları, öykülerin başlıca konularını oluşturur. Her günün bitiminde yemek yenir, şarkı söylenir, dans edilir.”

-Rekin Teksoy

Yapay zekâ özeti

Giovanni Boccaccio'nun 1348-1351 yılları arasında yazdığı Decameron, 1348'deki Floransa veba salgınından kaçan on gencin on gün boyunca anlattığı yüz öyküden oluşur. Kitap, Ortaçağ'ın skolastik düşünce yapısına karşı insan doğasını, aşkı ve günlük yaşamı gerçekçi bir gözle ele alan öyküler derlemesidir; her gün bir kral ya da kraliçe tarafından belirlenen konuda anlatılan bu hikâyeler, insanın mutluluklarını, gönül yaraları, aldatmalarını ve zaaflarını tüm çıplaklığıyla sunar. Okur yorumlarında, Boccaccio'nun din adamlarını ve manastır yaşamını cesurca eleştirmesi, Ortaçağ Avrupası'nda yazılmış olmasına rağmen evrensel bir eser olması ve ilk modern öykücülük geleneğini başlatması öne çıkarılmaktadır. Kitap, Ortaçağ'ın sıradan insanlarının günlük yaşamını, yediklerini, içtiklerini, giyim-kuşamlarını ve duygularını canlı bir şekilde sunan, edebiyatın anlatma gücünü tablo gibi gözler önüne seren bir yapıya sahiptir.

Bu özet yapay zekâ tarafından kaynaklardan derlenmiştir.