
Simülakrlar ve Simülasyon
Yazar: Jean Baudrillard
Çevirmen: Oğuz Adanır
Yayınevi: Doğu Batı Yayınları
ISBN: 9789758717019 · 230 sayfa · Türkçe · Karton kapak · Yayın: 2003
Fiyat: ₺348,50 – Tedarik edilecek
Kitap hakkında
XX. yüzyılın önemli iddialı çıkışlarından biri kuşkusuz Jean Baudrillard’ın “Simülasyon” kuramıdır. Baudrillard, radikal ve ayrıksı düşünceleriyle Batı toplumundan yayılan krizi haber verir. Baudrillard’a göre bugünkü sistemi kavramak için dolaşıma sürülen tezler “hiçlik” duvarında birer birer erimeye mahkûmdurlar. İşlenen bu kusursuz cinayeti araştırmaya başladığımızda iletişim, sinema, reklam veya mimarlık alanlarında “gerçek” ve “hakikat” düzeneklerinin birbirleriyle nasıl yer değiştirdiğine göz atmamız yeterlidir. Bir resmin taklidi, bir eserin yorumu veya tarihî bir yapının kopyası tüm aurasını yitirerek aslının yerine geçebilmektedir. Artık her türden sanatsal kaygı, hakikat arayışı ve iletişim tarzı tüketilmek için vardır, iletişim araçları iletişimsizliğin mükemmel bir örneğini sergilerler. Söz gelimi, belgeseller anımsamaktan çok unutturmak için vardır, “için için kaynayan” her bir anlam parçacığı içeriğinden boşaltılıp medya adlı devasa boşlukta simüle edilir. Tüm olup bitenlerin yansıdığı ekranlarda herşey gizlenir, üzeri kapatılır. Ve kitleler, iletişim araçlarına sarılarak modern bir kurban töreninin ritüellerini söz birliği etmişçesine mükemmelen yerine getirirler.
Baudrillard bilinenin aksine, çözümlemelerinde postmodern bir söyleme başvurmaz. Adanır’ın tanımlamasıyla söylersek, o “postmodern bir düşünür değildir!” Çünkü bu kitapta da görüleceği üzere, simülasyon evreninin “dünya görüşü” tarihsel gelişimin bir halkasıdır fakat son halkasını oluşturmaz.
Ne pahasına olursa olsun Batı’nın moralini bozmayı sürdürecek misiniz?
Baudrillard: “Batı tarihinin temel yapı taşı moral bozukluğudur.” Bunu ben uydurmadım. “Yeni duygusal düzen” yani kurbanlardan oluşan duyarsızlık, pişmanlık üzerine oturmuş olan toplum, sanayi devrimi ve kolonizasyon gibi sonuçlara yol açmış XIX. yüzyıla ait anlam bunalımının bir uzantısıdır ve bizim uzun XIX. yüzyılımız boyunca da sürüp gitmiştir.
Yapay zekâ özeti
Jean Baudrillard'ın bu etkili çalışması, modern Batı toplumunda gerçeklik ile simülasyon arasındaki sınırların ortadan kalktığını göstermektedir. Yazar, iletişim, sinema, reklam ve mimarlık gibi alanlarda hakikat kavramlarının nasıl yerini değiştirdiğini inceleyerek, medya tarafından yaratılan yapay bir dünyada yaşadığımız tezini ortaya koymaktadır. Baudrillard'a göre, tüketim toplumunun mükemmel bir örneği olan Disneyland gibi yapılar, gerçekliğin taklidi aracılığıyla kitleler üzerinde kontrol sağlamaktadır. Postmodern bir söylem yerine tarihsel bir analiz sunan bu kitap, simülasyon evreninin dünya görüşünü sistemli biçimde açıklamaktadır.
Bu özet yapay zekâ tarafından kaynaklardan derlenmiştir.