
Vergilius'un Ölümü
Yazar: Hermann Broch
Çevirmen: Ahmet Cemal
Yayınevi: İthaki Yayınları
ISBN: 9786258475760 · 544 sayfa · Türkçe · Karton kapak · Yayın: 2022
Fiyat: ₺544,00 – Tedarik edilecek
Kitap hakkında
İlk romanı kırk beş yaşındayken yayımlanan Hermann Broch, Nazilerin Avusturya’yı ilhakının ardından sosyalist bir dergiye sahip olduğu şüphesiyle kısa süreliğine hapis yattı, ancak aralarında James Joyce’un da bulunduğu dostları sayesinde önce İngiltere, sonra Amerika’ya göç etti. 1936’da yazmaya başladığı Vergilius’un Ölümü’nü sekiz yılda tamamladı, roman 1945’te yayımlandı.
Aeneis’in şairi Vergilius, İmparator Octavianus Augustus’un kafilesiyle beraber Brundisium’a gelir. Hastalanan büyük şair, önce limanda toplanan mahşeri kalabalığı aşar, sonra yoksulluğun âdeta cisimleştiği Sefalet Sokağı’ndan geçerek saraya ulaşır. Vergilius hayatının son gününde, henüz bitiremediği Aeneis’in ahlaki bir muhakemesini yapacak hatta ölümünden sonra, halkın Büyük Roma’ya inancını perçinleyecek bu destanın yakılması adına Augustus’a karşı çıkmayı bile göze alacaktır.
Hermann Broch’tan Vergilius’un Ölümü su, ateş, hava ve toprak kadar temel öğelerin, yaşamın, güzelliğin, bilginin, ölümün üstünde yükselen abidevi bir başyapıt.
“Romanın esnek yapısı bağlamında gerçekleştirilmiş en sıradışı ve temel deneylerden biri.” –Thomas Mann
“Hermann Broch on dokuzuncu yüzyılın klasik sanat biçimlerinden birini neredeyse bütünüyle dönüştüren büyük yirminci yüzyıl romancılarının geleneğine ait bir yazar.” –Hannah Arendt
Yapay zekâ özeti
Hermann Broch'un romanı, Aeneis'in yazarı Vergilius'un Brundisium'a varışından ölümüne kadar geçen son gününü konu alır. İmparator Augustus'un kafilesiyle limana yaklaşan yaşlı şair, bedensel çöküntü içinde zihinsel berraklığını koruyarak, tamamlayamadığı destanının anlamı üzerine derin bir hesaplaşmaya girer ve Roma halkının gerçek yüzünü görür. Broch, uzun ve yoğun monologlardan oluşan, neredeyse şiirsel bir yapıyla bu iç yolculuğu anlatır; kitlenin kötülüğüne tanık olan Vergilius, eserinin yakılması için Augustus'a karşı çıkmayı göze alır. Yazarın Nazilerin iktidarı döneminde (1936-1944) kaleme aldığı bu yapıt, kitle psikolojisi, sanat ve iktidar arasındaki gerilimi, ölüm ve ölümsüzlük arzusunu derinlemesine sorgulamaktadır. Okur yorumlarında, romanın zorlu cümle yapısı ve yoğun içeriğinin dikkatli bir okumayı gerektirdiği vurgulanırken, Vergilius'un antik şiirini anlamak için yapıtın ipuçlarını sunduğu belirtilmektedir.
Bu özet yapay zekâ tarafından kaynaklardan derlenmiştir.